Enerji Verimliliği Tüm Yönleriyle 2. UEVF'de Masaya Yatırıldı
Toplumdaki enerji kültürü ve verimlilik bilincinin artırılmasına yönelik olarak 30. Enerji Verimliliği kapsamında düzenlenen UEVF 2011-2. Ulusal Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü koordinasyonunda Sektörel Fuarcılık organizasyonuyla 13-14 Ocak tarihleri arasında WOW Convention Center İstanbul-Yeşilköy’de gerçekleştirildi. İki gün süren ve ilginin yoğun olduğu forum ve fuara, 44 firma, 24 kurum, dernek ve oda, 120 sektöründe önder konuşmacı ve 3 bin 567 profesyonel ziyaretçi katıldı. Toplam 3 salonda 6 panel 15 oturum gerçekleştirilirken 120 adet bildiri sunuldu. Enerji Verimliliği Forumu açılış konuşmalarını Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürü Kemal Büyükmıhçı, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı EVKK Başkanı Yusuf Yazar ve TÜBİTAK Başkanı Nüket Yetiş yaptı. Açılışın ardından Enerji Bakanı Taner Yıldız ve beraberindeki heyet fuarda yer alan firmaların standlarını ziyaret etti. Firma yetkilileriyle sohbet eden Enerji Bakanı Yıldız, bu alanda yapılan yatırımların ne kadar sürede geri döndüğü konusunda ve ürünleri tüketici ile kullanıcılara sağlayacağı fayda konusunda da teknik bilgi aldı. Bakan Yıldız, yatırımların geri dönüş sürelerinin finansmanı kolaylaştıracağını söyledi. 30. Enerji Verimliliği Haftası kapsamında gerçekleşen, ETKB'na bağlı EİE Genel Müdürlüğü koordinasyonunda Sektörel Fuarcılık tarafından organize edilen 2. Ulusal Enerji Verimliliği Forum ve Fuarı'nın açılışında konuşan Enerji Bakanı Taner Yıldız, enerji tasarrufu ve verimliliği ile ilgili şu ana kadar mutfak çalışmalarını bitirdikleri strateji belgesine son şeklini vermek için bu toplantıda bir araya geldiklerini ifade ederek, toplantıda sivil toplum örgütleri, özel sektör temsilcileri ve bakanlıkların koordine ettiği strateji belgesine son şeklinin verileceğini söyledi. Bakan Yıldız şöyle devam etti: "Enerji verimliliği ile ilgili durum bir kültürdür. Enerji verimliliği ile ilgili çaba sarf etmek, zihni dönüşümleri yapmak kanuni alt yapısını hazırlamak ilgili mevzuatlarını-yönetmeliklerini düzenlemek bir süreç ve bir değişimdir. Ve bu değişimin aktörleri toplumun her katmanında bulunan insanlardır yapılardır bunun istisnası yoktur. 73 milyonluk nüfusumuzda 27 milyon abone bulunmakta. Eğer biz kanunlarla ve mevzuatlarla alakalı düzenlemeleri yapmadan bu tür konulara giriyor olsak o zaman ortalık yine çok ciddi bir karmaşaya dönüşecektir. Bu yüzden biz hem büyümenin idare edildiği hem de büyürken bütün bu enerji üretimleriyle beraber enerji tüketimlerinin de düzenlendiği bir sistematik içerisinde yapıldığı bir ortam oluşturmamız lazım. Son 3 yıl içerisinde hem kanun hem de yönetmelikler düzenlendi. Bu gerekliydi ama yeterli değildi. Bu bir kültür, ilkokul öncesinde başlayan hayatın son demlerinde bile kopulamayacak bir kültür. Bunu mutlaka yerleştiriyor olabilmemiz lazım. Şimdiye kadar mutfak çalışmaları yapılmış Enerji Stratejik Belgelerinin son ve nihai olarak konuşulduğu ortam olarak görüyorum bu platformu. Kimin ne birikimi varsa doğru adına burada sunmak zorunda ki artık bu kararı alıyoruz. Çünkü bu karar bizim yol haritamızın en son halini de netleştirmiş olacak ve 2023 yılına kadar ne tarz bir uygulama alanı olacak onu belirleyecek. Biz Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. kuruluş yıldönümü olan 2023 yılına kadar en az % 20’lik bir tasarrufu hedefimize koyduk. Gelişmiş ülkeler büyüme hızlarında daha fazla enerji tasarrufunda büyüyorlar. Bizde de kararlar alındı, fonlar artırıldı. 1,5-2 yılda kendisini amorti eden yatırımlar var. Bunlar çok karlı yatırımlar. Enerjiyi verimli kullanmanın ve tasarrufun faydalarını çok iyi anlatmak lazım. Bundan sonra televizyonlarda kamu yararına reklamları daha çok göreceğiz, ben buna çok önem veriyorum. Özel sektörün bu konudaki çabalarını daha çok göreceğiz. Sivil toplum örgütlerinin hangi enerji kaynağına olursa olsun bunun istisnası yok rüzgarlara kuşlardan dolayı karşı çıkanlar, suya yeşilden dolayı karşı çıkanlar, jeotermale jeolojik yapımız bozulduğundan dolayı karşı çıkanlar, nükleer enerjiye zaten bir nükleer enerji olduğu için karşı çıkanların ortak noktasına koyacakları temel bir başlıktan söz ediyoruz. Tamamen uzlaşı içerisinde olacağımız bir başlıktan söz ediyoruz. Ben buradan tüm sivil toplum kuruluşlarına enerji verimliliği ile ilgili temel bir başlıktan bahsediyorum, enerji verimliliği ile ilgili yapılacak çalışmaların temel başlıklarını koymalarını rica ediyorum. Faaliyetlerinin arasına öncelikli olarak bunu koysunlar ve bundan bahsetsinler. Karşı çıkacakları kalemlere sonra karşı çıksınlar, "biz falan enerji kaynağına karşı çıkıyoruz ama enerji verimliliğini destekliyoruz" desinler. Bu bile Türkiye’deki kültürün oluşmasında, yapılanmasında önemli bir katkı sağlayacaktır. Enerji verimliliği bizim panellerde, medyada karşı çıkacağımız konuların yanında ortak açıklayacağımız konu başlığı olsun. Ülkesini seven herkesin, her kesimin hangi anlayış içerisinde olursa olsun mutlaka bu konuya katkı koymalarını bekliyorum. Çünkü bu üç yıllık mutfak çalışmaları artık meyvelerini toplama zamanına dönüşüyor. Yalnızca sokak aydınlatmaları için yapacağımız çalışmalar ve teknoloji 1,8 yılda kullandığı enerji ile kendisini geri çeviriyor. O zaman özel sektöre de buradan sesleniyorum bununla ilgili alt yapı çalışmalarını hızlandırsınlar ve yatırımlarını yapsınlar. Artık biz bunları dışarıdan ithal etmek zorunda kalmayalım. İllaki bunlar kullanılacak diye ithalat miktarımızı artırmayalım. Top yekün kavrayacağımız ve ülkemize kazandıracağımız bir yapıdır bu. Diğer tüm kalemleri de buna dahil edersek 3-4 yılda geri dönüşüm sağlamış olacağız ve aşağı yukarı 2 hidroelektrik santral kadar kazanımımız olacak. Enerji Bakanlığı olarak ben bu koordinasyonun içerisinde olan tüm kamu kurum ve kuruluşlarına teşekkür ediyorum. Bizim önümüzdeki yıllar için en önem verdiğimiz başlıklardan bir tanesi enerji verimliliğidir. Bu arada ciddi bir risk var çevrenin kirlenmesi ve özellikle ozon tabakasının delinmesi karbondioksit ve sülfür emisyonlarıyla gelinen noktada. Bir örnek verecek olursak bir taraftan elektrik kesintisi yüzünden donan insanlar var diğer tarafta da sıcaklar yüzünden hayatını kaybeden yüzlerce insan var. Hepsi aynı dünyada yaşıyor bu insanların, o yüzden yaşadığımız dünyayı çocuklarımıza daha iyi bir şekilde teslim etmemiz gerekiyor. Enerji Bakanlığımızı bu konuda her zaman yanınızda göreceksiniz. Dünyada ki tüm otoritelerin birleştiği bir konu mutlaka ve mutlaka enerjiyi verimli kullanmak zorunda olduğumuzdur. Buradaki Strateji Belgesi’nin oluşmasında panellerin toplantıların oturumların sonuçlarını bu toplantılardan sonra iki hafta içerisinde Bakanlığımızın net olarak altına imza koyabileceği bir yapı olarak görüyorum. Ocak ayının sonuna kadar Strateji Belgesi’nin artık son şeklini alacağı nihai bir toplantı olarak görüyorum ve katkı koyan her kurum ve kişiye çok teşekkür ediyorum." 2. Ulusal Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı’nın açılış konuşması yapan Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürü Kemal Büyükmıhcı, iki yılda bir uluslar arası olmak üzere her yıl düzenlenen Enerji Verimliliği Haftası etkinliklerinde bilgi ve deneyim paylaşımını, kararlara ışık tutulmasını ve iş birliklerinin geliştirilmesini hedeflediklerini söyledi. Forum süresince düzenlenecek oturumlarda ortaya çıkacak görüş ve değerlendirmelerin bundan sonraki faaliyetlere ışık tutacağını belirten Büyükmıhcı, enerji verimliliği konusunda kamu tarafı olarak geriye dönerek kat ettiğimiz yola baktığımızda 2007 yılında yürürlüğe giren kanunumuz 2008 yılının Şubat ayında yayınlanan başbakanlık genelgesi ile başlatılan Ulusal Enerji Verimliliği hareketi bakanlığımızı ve birlikte bayındırlık bakanlığı ve Sanayi Ticaret bakanlığı Ulaştırma Bakanlı ve Milli Eğitim bakanlığı tarafından çıkarılan ikincil mevzuat verimlilik artırıcı uygulamalar için başlattığımız mali destekler toplumdaki farkındalığı artırmak ve alışkanlıkları iyileştirmek için kamu özel ve sivil toplum kesimlerinin katkılarıyla yürüttüğümüz Etkinlikler sanayide ve binalarda sertifikalı enerji yöneticileri ve yetkilendirilmiş enerji verimliliği danışmanlık şirketlerinin sayılarındaki hızlı gelişme tüm bunlar bizi nereye getirdi, başlangıçtaki hedeflerimizin ne kadarını yakalayabildik? Neleri neden yapamadık, önümüzü nasıl planlamalıyız? Hangi mevzuatı nasıl iyileştirmeliyiz? Enerji verimliliğindeki topyekün başarının kaçınılmaz gereği olan birlikte adımları nasıl etkinleştirmeli ve hızlandırmalıyız? Bu sorulara verilecek cevapların yegane iki anahtarı ölçme ve değerlendirme ve uzun ufuklu stratejik bakıştır. Güncel ve güvenilir bilgilerle yapılması gereken analizler ve gelecek öngörüleri, tüm paydaşların mutabık oldukları stratejik plan. EİE olarak şimdi önümüzde hazırlıklarını tamamladığımız iki öncelikli hedefimiz var. Bunlardan ilki ölçme ve değerlendirme sistemi ÖDES projemiz ikincisi ise Enerji Verimliliği Strateji Belgesi. Meyvelerini gelecek yılın ilk yarısında toplamaya başlayacağımız ÖDES Projemizin amacı enerji verimliliği ile birlikte yenilenebilir enerji kaynakları ve enerji teknoloji alanlarında güncel ve güvenilir veri tabanlarına dayanan yönetim bilgi sistemi oluşturmak amacıyla gelişimin önceki yıllar ve diğer ülkeler ile kıyaslanmalarının yapılabileceği performans göstergelerinin ve olası senaryolara bağlı gelecek öngörülerin üretilmesi, mevzuat uygulamalarının izlenmesi ve değerlendirilmesi karar destek araçları kullanan düzenleyici etki analizleri yardımıyla mevzuat iyileştirici önerilerin hazırlanmasıdır. Bakanlığımız tarafından ilk fırsatta Yüksek Planlama Kuruluna sunulmasını beklediğimiz Enerji verimliliği Strateji belgesi ile de sonuç odaklı ve somut hedeflerle desteklenmiş bir politika setinin belirlenmesini bu hedeflere ulaşmak için yapılacak eylemlerin tespitini ve süreç içerisinde kuruluşların yüklenecekleri sorumlulukların tanımlanmasını amaçlıyoruz. Taslak belge bugün öğleden sonra katılımcı panelistler tarafından bie kez daha tartışılacaktır. Enerji üretirken ve kullanırken toprağın yaprağın ve kuşun kıtlığına yol açmayalım. Üzerimizdeki çevre emanetini çocuklarımıza temiz bırakmak adına enerjide yeterli olanla yetinmesini bilelim. Yaşam kalitemizden ve üretimimizden fedakarlık yapmadan tasarruf edebileceğimiz enerji en ucuz ve en temiz enerji kaynağımızdır. İşletmelerimizde ve binalarımızda verimlilik artırıcı projeler gerçekleştirelim. Bu uğurda yapacağımız bir yatırım üç faydayı da beraberinde getirecektir. Bin lira bedelli verimlilik artırıcı bir projeyle her yıl ortalama 250 liranın cebinizde, 175 liranın da ülkemizde kaldığını hissedecek ayrıca her yıl en az 50 fidan dikmiş gibi olacaksınız. ETKB Müsteşar Yardımcısı ve Enerji Verimliliği Komitesi Başkanı Yusuf Yazar ise, Türkiye'nin dünyada hem enerji talebi artışı açısından hem de enerjide dışa bağımlılığı en fazla ülkelerden birisi olduğunu söyledi. Yazar, "Bu gerçeği göz ardı etmeyen yürürlükteki enerji politika ve stratejimiz 2020 yılı itibariyle muhtemel talebin karşılanmasında yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının oranını mümkün olduğunca artırmayı, enerjinin hem üretilme hem de tüketilme süreçlerinde verimliliği yükseltmeyi ve önümüzdeki 10 yıllık süre içerisinde enerjide dışa olan bağımlılığımızı belli bir oranda azaltmayı öngörüyor. Bu hedeflere ulaşma bağlamında enerji tüketimini azaltan etkisiyle enerji verimliliği ve onun yanı sıra yenilenebilir enerji kaynaklarının mümkün olduğunca kullanılması kaçınılmaz bir biçimde gündeme geliyor. Tüm dünyada enerji verimliliğini artırma çabaları ilk sırada yer almaktadır. Türkiye’de de 2007 yılında çıkartılan yasa ile enerjinin verimli kullanılması konusunda bir altyapı oluşturmasında önemli bir adım atıldı. Biz Koordinasyon Kurulu olarak çalışmalarımızı 4 ayrı düzlemde sürdürüyoruz. Bunlardan birincisi bilinçlendirme ve eğitim çalışmalarıdır. İkincisi mevzuat çalışmalarıdır. Üçüncüsü destek uygulamalarıdır. Dördüncüsü yetkilendirme çalışmalarıdır. Sınırlı olan kaynakları artırmaya gücümüz yetmeyebilir ama sınırlı olan kaynakları ya da büyük paralar ödeyerek ithal ettiğimiz kaynakları kullanırken onları daha verimli ve etkin kullanma gücümüz imkanımız ve mecburiyetimiz vardır. Verimli üretmek ve verimli tüketmek ve durmaksızın bu verimliliği artırmanın yollarını aramak… Bugün çalmakta olan alarm zilleri hepimizi uyarıyor. Enerji kültürümüzün mutlaka verimli üretmek ve kullanmak kadar tasarruflu kullanmayı da içermekte olduğunu da vurgulamak istiyorum." TÜBİTAK Başkanı Nüket Yetiş de Türkiye'nin artık aklını kullanabilen, kendi kaynaklarını değerlendirebilen konuma geldiğini, enerji gibi olmazsa olmaz bir alanda hukuki, idari altyapı gelişmesine yönelik adımlar atılmış durumda olduğunu söyledi. Türkiye'nin enerji dahil pek çok alanda hammadde ve birincil kaynaklar açısından zengin bir ülke olmadığını anımsatan Yetiş, bunun endişe verici bir husus olmadığını dünya ülkelerinden örnekler vererek anlattı. Yetiş şöyle devam etti: "2010 yılını tamamladığımız bu dönem için yaptığımız çalışmalarda 2011-2016 döneminde Başbakanımızın himayesi altına alınmış üç alan daha belirlendi. Bunlar enerji, gıda ve su alanlarıdır. Bu alanlara yönelik strateji geliştirme çalışmalarında fark ettiğimiz en önemli husus, Türkiye hammadde ve birincil kaynaklar açısından zengin bir ülke değil ve ülkemizin bu hızlı gelişim süreci içerisinde orta ve uzun vadede de sorun olabilecek alanlar. Bunu endişe verici bir husus olarak değerlendirmemek gerekir. Çünkü dünyada pek çok ülkeye baktığımızda kaynakları çok zengin olan ülkelerin milli gelirleri çok düşük düzeyde. Yine kaynak açısından bizden çok aşağıda olan ülkelerin milli gelirleri ise çok yukarıda olabiliyor. İşte bu fark insanların aklını kullanabilme farkından geliyor. Bilim ve teknolojiyi ülkemizde özgün olarak üretebildiğimiz sürece hiçbir tehdit ortada kalmayacaktır. Bundan 5 veya 10 sene önce bu alanda şunu yapsak denildiğinde biz bunu yapamayız diyenler artık Türkiye’de bilim ve enerji alanında yapılmayacak bir şey olmadığını görmüş durumda. Türk bilim insanları kendilerine destek verildiği zaman neleri başarabileceklerini göstermiş durumdadır. Şunu çok rahatlıkla söyleyebilirim ki bundan 5 sene sonra yine böyle bir toplantıda bundan çok daha büyük şeylere adım atmış olacağız. 2005-2010 döneminde Enerji Bakanlığı savunmadan sonra TÜBİTAK’da en fazla kaynağı almış bakanlığımızdır. Düşünce yapımızı değiştirmezsek zihni yapımızı değiştirmezsek hangi yasayı çıkartırsak hangi değişikliği yaparsak yapalım maalesef istediğimiz sonuçları alamayız. İç dinamiklerimizi çalıştırmak zorundayız önce kendimize sonrada birbirimize güvenmemiz lazım. TÜBİTAK olarak biz üzerimize ne düşüyorsa yapmaya hazırız."
Diğer Haberlerden
Enerji Verimliliği Sektörü 3.Ulusal Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı'nda Bir Araya Gelecek
3. Ulusal Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı ile 31. Enerji Verimliliği Haftası 12-13 Ocak 2012 tarihinde gerçekleştirilecek
ICCI 2011 Türkiye Enerji Sektörünü Bir Araya Getirdi
IWES 2011- 3.Atık Teknolojileri Sempozyumu ve Sergisi Tarihi 2-3 Kasım 2011 Olarak Değiştirildi...
3.Ulusal Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı Forum Taslak Programı Hazırlandı...
EİE, AVRUPA ENERJİ AĞI'na (EnR) TAM ÜYE OLDU
Enerji Verimliliği Strateji Belgesi (Taslak)
"Elektrik İşleri Etüd İdaresi'nin" yeni adı "Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü" olarak düzenlenmiştir.
3.UEVF, KOSGEB Destekli Fuarlar Listesinde Yerini Aldı.
|